aradığını bulman dileğiyle
Bir zamanlar bir bloğum vardı, hepi topu üç dört kitap hakkında yazı yazmıştım.
-o ne oldu? dersen
ne adını, ne sanını hatırlamıyorum (çok da aramadım açıkçası)
Bugünün benim için yeni bir başlangıç olmasını istiyorum ve kendime ve sana “hoş geldin” diyorum.
Aralık, yılın eeeeeeeeen sevdiğim ayı. Sebebi 24 Aralık doğum günüm :) bu yüzden günlerden eeeeeen kıymetlisi de o. Kimileri için çok kıymetli, kimileri için önemsizdir ya doğum günleri, ben pek kıymet verenler tarafındayım. Fakat bu sevgili Aralık ayı, yıl sonu olmasından mıdır? gökyüzündeki yıldızların konumlanmasından mıdır? nedir hep bi bitişler, kopuşlar, geleceğe dönük yeni planlar gündeme gelir.
Benim içimde de bir zamandır kopan büyük fırtınalar, sonunda beni bu minik adacığa fırlattı. Adacık blog oluyor ;)
Ve dedim ki; neden olmasın?
Olması, güzelleşmesi, geliştirmesi, etkileştirmesi, şifa vermesi için neler mümkün?
Uzunca bir girizgahtan sonra gelelim asıl meselemize..!
Az sonra söz etmeye çalışacağım kitap Mark Wolynn 'ın "Seninle Başlamadı kitabı. Aile diziminin yaratıcısı Bert Hellinger'ın çalışma metoduyla kendi deneyimleri üzerinden yazdığı bu kitapta, kendimize sormamız için hazırlanmış sorularla "çekirdek cümle" diye tabir ettikleri asal travmamızı bulmamıza yardım ediyor.
Tabii ki kitaptaki örnekler, çok ağır travmalar. İnsan ilk etapta "-eeeee ben de böyle büyük olaylar yok ki!"diyebilir. Ama daha sonra okuma grubunda konuşurken (okuma gruplarının önemi ve değeri bir kez daha canlanıyor içimde) bir arkadaşımız "yeme problemi" olduğundan söz etti ve bunun anneannesinin gençliğinde yaşadığı, açlıkla ve soğukla mücadele ettiği dağ köyü yaşamının bir uzantısı olabileceğini belirtti. "Kıtlık Bilinci" ni az çok hepimiz duymuşuzdur. Göçebe bir toplumuz özünde ve büyük büyük annelerimiz, dedelerimiz açlık,sefalet, savaş görmüş kimseler. Neden olmasın?
Peki kitabı okuduk, aile ağacımızı ve ailemizde yaşanan bir dünya travmatik olayı bulduk diyelim. Sonra ne olacak? Ne yapacağız onca travmayla?
Mark Wolynn, daha kitabın en başında diyor ki;
"Kuvvetle inanıyorum ki bunun asıl nedeni anlatılmaya ihtiyaç duyulan bir hikayenin sonunda bir şekilde başka birinin hayatında ortaya çıkarak yeniden anlatılmasından başka bir şey değildir. Hikaye ortaya çıktığında özgürleşme başlar."
ve ilerleyen sayfalarda arayan kişilerin hep arar halde kaldığını, bulan kişilerden olmak istediğini dile getiriyor. Ben de bulan kişilerdenim, bulma hikayemi hazır olduğumda anlatırım ;)
ve senin de aradığını bulmanı dilerim :)
sevgiyle, Şirin


Yorumlar
Yorum Gönder